GitmekBir elveda gerektirirSonbahar yaprakları kadar sarıBatmadıktan sonra güneşAkşam olmuş ne faydaToprak gizleyemez karı Minik ellerin, Uzun ince parmakların var seninKurt uluyunca sarılanKuş ötünce uzaklaşanBülbül olsam...
Ne tenhamda eksilir ruhum günahtan, Ne de kalabalığımdan nur. Her gece bir evliya süpürür. Her sabah yedi tepemden Yedi bin ezan yıkar sokaklarımı. Hiçbir sabaha...
Kaç gündür ağlıyorum. Yaşım büyüyor ben yalnızlaşıyorum. Artık kendimden başka kimsem yok. Kime...
Mahşerime bin bir atlı sürüyorum mehtaba bulansın diye gece karanlığı. Suskun bir feryadı içime püskürüyorum. Çok...
SardunyalarGüneşin dudakları çağırır nedameti Öfkeli dar ağacı beni beklemektedir Yıllardır gün yüzüne çıkmamış bir hayali Kurtların ağzından dağa sürüklemektedir Kızıl kuş tüyü su da oynar...
Akan suların heybetli gürültüsünde kaybolur sesim.Gümrah ırmakların ardı sıra koştuğum.Elinde asasıyla şifa dağıtan esir?Bir hayalin gölgesinde durup da konuştuğum.Ellerim ilmek ilmek bağlanıyor ölüme.Göğün efendisine boyun...
İki kişilik bir yalnızlıktan düşüyorum kollarına.Tenimde barut kokulu zamanlardan kalma bir ırmak...Elimde kan çanakları...İçimde isyankar çıkmazlar...Yüreğimi uzatsam yanlızlığına ellerin yanar.Elimde iki gözlü bir pınar,Duvarda intiharımın...
Eskimiş ellerimde yedi veren gülleri.Tutamıyorum zamanı bir yerinden.Ellerim Arnavutköy’de papatya sarısı…Aşkların gölgesinde kaldım.Sanki her vakit gece yarısı… Uzuyor, uzanıyor içimde yollar Ellerimde mavileri sattığım o dükkan...
Ateşin gölgesinde küllenen şarkılardı, Darda bir kadın gibi çaresiz elleriyle. Nedamet rüzgarına kapılmış çocukların, Dilinde uçurtmalar uçan o gözleriyle… Canlandı yedi veren, yedi tepeden öte. Lades olmuş bir ömrün sonbaharıdır...
Umudun son bulduğu yerde başlar yolculuklarım.Havaya, suya, toprağa fazla gelişin cam kırıklarıyla,Durmaz; tutamaz kendini göz pınarlarım.Milyonlarca insan...Ve işte en fazlaBenim yalın ayaklarım.Havaya, suya, toprağa isyanım...